« March 2007 | Main | May 2007 »
Posted by MADA on 30/04/2007 at 16:40 in GÜN | Permalink | Comments (2) | TrackBack (0)
Posted by MADA on 29/04/2007 at 09:21 in ZOOM | Permalink | Comments (0) | TrackBack (0)
Posted by MADA on 27/04/2007 at 15:02 in SEVDİKLERİM | Permalink | Comments (0) | TrackBack (0)
Posted by MADA on 26/04/2007 at 08:53 in ZOOM | Permalink | Comments (1) | TrackBack (0)
Posted by MADA on 25/04/2007 at 23:26 in SEVDİKLERİM | Permalink | Comments (0) | TrackBack (0)
*** Google 23 . Nisan şerefine Türkiye için logosunu değiştirdi bugüne mahsus , ben çok sevmedim ama hiç olmazsa bu güzel güne birşeyler katılması global anlamda hoşumada gitmedi değil hani :)))
Ankara günü böyle geçirecek AA. 'nın yazdığı doğrultuda ...
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bugün tüm yurtta, KKTC'de
ve dış temsilciliklerde törenlerle kutlanacak.
Meclis'in 87. açılış yıl dönümü dolayısıyla TBMM Başkanı Bülent Arınç
başkanlığındaki heyet, saat 09.00'da TBMM Atatürk Anıtı'na çelenk koyarak, saygı
duruşunda bulunacak.
Anıtkabir'de saat 09.15'de düzenlenecek törende ise Atatürk'ün mozolesine
çelenk konulması ve saygı duruşunun ardından TBMM Başkanı Arınç, Anıtkabir Özel
Defteri'ni imzalayacak.
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde Birinci Meclis
Binası'nda düzenlenecek törende de 23 Nisan 1920'de Mecliste en yaşlı üye
sıfatıyla Sinop Mebusu Şerif Bey'in yaptığı konuşmanın seslendirilmesinin
ardından, İstiklal Marşı okunacak. Bülent Arınç'ın 87. Yıl Anma Günü
konuşmasını yapacağı törende, Ankara Kulübü Derneği Seğmenleri de gösteri
yapacak.
Arınç, daha sonra TBMM Tören Salonunda saat 11.30'da kutlamaları kabul edecek.
Meclis bahçesinde yaptırılan İstiklal Marşı Anıtı ise saat 12.30'da TBMM Başkanı Arınç ile Başbakan Erdoğan tarafından törenle açılacak.
TBMM Genel Kurulu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla saat
14.00'de özel gündemle toplanacak.
Arınç, saat 19.30'da da TBMM Tören Salonunda resepsiyon verecek.
Kutlamalar kapsamında 19 Mayıs Stadyumu'nda, öğrencilerin gösterilerini
sergileyecekleri tören düzenlenecek.
"23 NİSAN'IN FELSEFESİNE SAHİP
ÇIKMALIYIZ"
Cumhurbaşkanı Sezer, "Bugün yöneteni ve yönetileniyle herkese düşen görev,
23 Nisan'ın felsefesine sahip çıkmak ve onu yaşatmaktır" dedi.
Sezer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı
mesajda, "Türkiye Cumhuriyeti, niteliklerini, birliğini, ülkesi ve
ulusuyla bölünmez bütünlüğünü koruyacak, Atatürk ilke ve devrimleri ışığında
çağdaş bir ülke olmanın gereklerini ödünsüzce yerine getirecek, Cumhuriyet'e
inanan kuşakların ve kurumların çabalarıyla, aydınlık yarınlara
ulaşacaktır" ifadelerini kullandı.
Posted by MADA on 23/04/2007 at 08:42 in GÜN | Permalink | Comments (0) | TrackBack (0)
... Afrika ’nın uçsuz bucaksız
topraklarında ilkbahar yağışlarıyla oluşup yaz sıcağında yok olan geçici göller
vardır . İşte bu göllerin oluşumuna tanık olan yerlilerin şöyle bir sözü varmış
:
" Sular
yükselince balıklar karıncaları yer , sular çekilince karıncalar balıkları ... "
Yani üstünlük bu gün
karıncadaysa ertesi gün yani yarın balığa geçebiliyor , yada tam tersi .
Karınca yada balık olmanın
sağladığı üstünlüğe sevinmek kendimizi
kandırmaktan öte bir
önem taşımıyor , çünkü kimin kimi
yiyeceğini gerçekte suyun hareketi belirliyor ...
Ocak 2005 ‘te almışım bu
kitabı , oldukça hoş , güzel betimlemelerle süslü , farklı hikayeleri derlemişler bir araya getirmişler .
Hoşça zaman geçirtecek , zamanın su gibi akmasına fırsat yaratacak , içinde
fazla sürpriz olmadığı için sizi Tonga ‘ya düşürmeyecek oldukça hafif bir kitap
; edinmekte arada sırada göz atmakta fayda var diyorum :P
… Müzik tarihinin en büyük
isimlerinden biri olan Beethoven'ın keman tutuşunu gören müzik öğretmeni onun
için " Asla Müzisyen olamaz !" demişti !
Margaret Mitchell 'in "Rüzgar Gibi Geçti" adlı romanı tam 38 defa
reddedildikten sonra basıldı .
75 yaşında öldüğünde geride 240 bin tablo , resim ve çizim bırakan Pablo
Picasso dedi ki : "Çalıştığımda rahatlıyor ve dinleniyorum . Beni asıl
yoran şey hiçbir şey yapmamak ya da gelen anlayışsız misafirleri ağırlamaktır .
Bill Gates mikro bilgisayarları çalıştıran ilk tasarımı 20 yaşında iken
tasarladı . Bir arkadaşı ile birlikte Microsoft Şirketi'ni kuran Gates bugün
dünyanın en zengin işadamı .
Martin Luther King diyor ki: "Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse ,
Michelanegelo'nun resim yaptığı , Beethoven'ın beste yaptığı veya
Shakespeare'in şiir yazdığı gibi süpürün . O kadar güzel süpürün ki gökteki ve
yerdeki herkes durup 'Burada işini çok iyi yapan biri , dünyanın en iyi çöpçüsü
yaşıyormuş ,' desin ."
Posted by MADA on 22/04/2007 at 10:27 in KİTAP | Permalink | Comments (2) | TrackBack (0)
© Sagopa Kajmer & Kolera - İkimizi Anlatan Bir Şey
Uzun süredir beklenen Sagopa Kajmer & Kolera düet albümünün detayları belli
oldu. Melankolia Müzik’ten çıkan üçüncü albüm olma özelliğini taşıyan albümün
adı İkimizi Anlatan Bir Şey olarak belirlendi. Kapak dizaynı Kolera tarafından
yapıldı.
Albüm hakkında konuşan Sagopa Kajmer albümün büyük bir heyecanla
beklenildiğini, kapakta yaşanan sorunlar yüzünden albüm çıkış tarihinin dört
gün ertelendiğini belirtti. Bir an önce albüme kavuşmak isteyenler için
vemuzik.com işbirliği ile önsipariş verilebiliniyor. Ayrıca, albümün ilk 5000
basımı özel bir sürpriz içeriyor.
Flaş Haber
Sagopa Kajmer & Kolera - İkimizi
Anlatan Birşey özel album Tanıtımı & Kutlama Programı bu cumartesi
[21.04.2007] saat 21:00 da Rradio Mic-Beatz'de yapılacak. Programda düet
albumden sadece 1 şarkı Çalınacak. Dj Mic Check ten çok özel bir megamix
olacak. Kuvvet Mira ekibinin tam katılımıyla.
Posted by MADA on 21/04/2007 at 20:03 in MÜZİK | Permalink | Comments (2) | TrackBack (0)
Cumhuriyet'in bir süredir yinelediği
kampanya , artık Cumhuriyet okuru olmayan geniş halk kitleleri tarafından da algılandı ...
İLHAN SELÇUK
(Cumhuriyet , 18.04.2007)
Ne demiştik :
" Tehlikenin
farkında mısınız ? "
'Kör kör parmağım gözüne' düzeyine erişmeden bir 'tehlike'
den söz açmak toplumda hiçbir duyarlık ve uyanış yaratmaz ...
Tersine , karşı
tepkileri körükler ...
Cumhuriyet'in uyarısı
zamanlama bakımından yerli yerindeydi ...
Neden ?..
Çünkü 'tehlike' artık 'tehdit' düzeyine yükselmişti ...
*
Geçen hafta , önce
Genelkurmay Başkanı , ardından Cumhurbaşkanı , sonra başkentte toplanan halk
konuştu ...
Tehlike algılanmıştı ...
Bu konuda hiç kimse boş
yere çabalamasın , ne Büyükanıt ile
Sezer arasında görüş ve uyarı
bakımından bir fark var , ne de 14 Nisan mitingini yapan halk kesiminin olaylara
bakışı içerik bakımından farklı ...
Üçü de diyor ki :
- Atatürk 'ün kurduğu bağımsı , laik , demokratik
Türkiye Cumhuriyeti tehlikede !..
Algılayan algılar ...
Boşverenler, kulak
asmayanlar , hırslarına yenik düşenler hem ülkeyi büyük bir çatışmaya
sürüklerler , hem de kazdıkları kuyuya kendileri düşerler ...
*
Öyle anlaşılıyor ki Tayyip Erdoğan 'ın hırsı RTE'nin
aklını peynir ekmekle yemiştir ...
Başbakan , AKP
azınlığının Meclis'teki çoğunluğuna dayanarak 'Çankaya ataması' nı tek başına yapacak ...
Peki , sonra ne olacak ?.
Erdoğan irtica sabıkalısı ...
Ve yolsuzluk zanlısı ...
Yeni Cumhurbaşkanı
alnına yazılı bu sicille Çankaya'ya çıkacak ...
Halk , partiler ,
dernekler ve medya kesiminde , her zaman , yadsınamaz ve yalanlanamaz şu gerçeğin
sesi yükselecek :
- Zanlı ve sabıkalı Cumhurbaşkanı ! ..
Ne Türkiye iflah
olacak ...
Ne de RTE !..
Ülke göz göre göre bir
kavganın ve kargaşanın içine itiliyor .
*
Evet , geçen hafta hem
Cumhurbaşkanı konuştu ...
Hem Genelkurmay Başkanı
konuştu ...
Hem halk konuştu ...
Üçünün de söylediği bir
ve aynı :
"- Tehlikenin
farkında mısınız ?" " Tehlikenin farkındayız !"
Türkiye'deki 'potansiyel' , 14 Nisan Mitingi'nde 'kinetik' enerjiye dönüştü ; bunu 'sinerji' ye dönüştürecek bir siyasal
hareket her şeyin üstesinden gelecektir .
İLHAN SELÇUK Yazıları için ; TIKLA
Posted by MADA on 21/04/2007 at 11:03 in GÜN | Permalink | Comments (1) | TrackBack (0)
Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci
tüm yerler dolu
olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş mecburen .
Profesör kaşlarını çatarak : " Öküzler ve kuşlar
aynı masada
oturamaz ! " demiş .
Öğrenci : " O zaman ben uçuyorum hocam
... " demiş
Profesör cevaba çok sinirlenmiş , ilk sınavda da öğrenciye
takmış ve sınavını başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış .
Yanlız sınavda öğrenci tüm soruları
mükemmel bir şekilde
cevaplamış . Profesör öğrenciye : Sana son bir soru soracağım demiş .
Yolda yürürken iki torba bulduğunu hayalet
demiş , birinde akıl
diğerinde ise para var demiş . Hangi çuvalı alırsın bu durumda ?
Öğrenci : " Para olan çuvalı seçerdim ... "
Profesör : " Ben akıl olan çuvalı seçerdim ... "
Öğrenci :" Normal ! Kimde ne eksikse onu seçer ...
demiş bunun üzerine .
Profesör çok sinirlenmiş , öğrencinin not defterini alıp içine
" Öküz " yazmış . Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış .
Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış
: " Sayın profesör ,
imzanızı atmışsınız , fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz . " demiş …
Posted by MADA on 19/04/2007 at 21:14 in KOMİK | Permalink | Comments (1) | TrackBack (0)